New Worlds 2016 - Texas Conference | Ayse Oren
16211
page-template-default,page,page-id-16211,ajax_fade,page_not_loaded,,paspartu_enabled,columns-3,qode-theme-ver-9.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-4.11.2,vc_responsive
 

New Worlds 2016 – Texas Conference

KONFERANS

Samanyolu Galaksisinin Kenar mahallerinden birinde Orta boyutlu bir güneş etrafında dönüp durmaktayız. Galaksimiz koca evrende küçük bir şehir. Milyarlarca Galaksi var ve bizim ki okyanusta ki biri sadece.
Tek Akıllı varlık biz miyiz?
Bizim yaşadığımız dönemde bu soruların cevabı keşfedilecek olabilir.
Şu an içinde bulunduğumuz dönem ve aldığımız yol ve kaynaklar dünya da başka yerlere gitmemize zorlayacak- ve çok gezegende yaşayan – yıldızlararası bir ırk olacağız.
Aslında büyük tehlike olarak gördüğümüz meteorlar bile dünyamızı zenginleştiriyor. Başka dünyalara gitmemiz çok önemli, her an bir meteor çarpma tehlikesiyle karşı karşıyayız- olmayacağını düşünüyorsanız Bir Dinozora sorun derim.
Dolayısıyla teknik teknoloji ve imkânlarımız geliştiği oranda uzay da yapılaşma yaşam olasılığı aramak ve yıldızlar arası bir ırk olma yolunda ilerleyeceğiz.
Ayda su bulunması oyunu değiştirdi, ve her yeri bir anda daha ucuz yaptı. Aslında uzay da su, petrol kadar değerli ve önümüzdeki dönem Ay’ı dünyanın yeni bir kıtası olarak görmeye başlayacağız.
Uluslararası uzay istasyonu sayesinde uzayla olan bilgimiz deneyimimiz ve uzay da kalış süreleri ile çok büyük bilgi birikimine sahip olduk.
Atılan her adım, bir sonraki için referans, yılmadan devam etmek tüm dünya olarak bu çağın içinde yer almamız gerek.
NASA ve ESA şu an çok öne çıkmış olsa da- Çin ve Hindistan ve brezilya da arkadan hızla ilerlemekte.
Dolayısıyla bu kulvarda Türkiye’nin geri kalmaması, konuya dair, bilim insanı – girişimci- ve şirketlerini gelişmesi gerek.
Yoksa- Endüstri devriminde kaçırdığımız treni(bu sefer uzay gemisini) kaçırırız.

2016 Konferansı Keşfetme merakı ve kalmak

Bu sene söylemin başka bir yöne kırıldığını gördüm.
Artık söylem sadece gitmek üzerine değil- kalmak üzerine gelişmekte.
Bu sefer kalmak için gidiyoruz- ve orda yaşamayı ve kalmayı göze alacak öncü insanlar için hazırlıkların yöneldiğini gördüm.

Curtiss-Wright (Wright Brother’s) CTO’su, David Jedynak’la tanıştım.
Şu an Wright Brother’s ın açtığı yol gibi uzay konusunda öncü girişimci firmalar gelecek dönemi değiştirecek.

Kısa dönemde Dünya’dan mikro-yerçekimine turistler götürüp deneyimleyeceğiniz bir çok firma harekete geçti.

Uzay mekikleri – bu turistleri- özel uzay istasyonlarına götürecek. 10 sene içinde- bunun başında Deep Space Industries- Bigelow- Space X- Virgin- Blue Origin gibi firmalar bulunuyor- Dolayısıyla Donald Trump Eğer NASA’nın bütçesini kısarsa Uzay alanında öncülüğü yapma fırsatı gerçekten- özel sektörü hızlandırabilir.

Uzay Kime Ait

Dünyadan uzaya gidecek kişiler kim nerde nasıl yerleşecek? Dünyada yaptığımız hatalardan nasıl korunuruz? Uzay da ki zenginlikleri Dünya’nın devamı için nasıl kullanıma açarız?
Uluslararası- Bölgesel, Ülkesel bazda politika ve kanunlar olması gerek.
Moon Agreement(1979’da) belirtildiği gibi- ay insanlığın doğal mirasıdır ve tüm insanlığa aittir ve hiç kimse tarafından sahiplenilemez.
Biri çıkıp başkan olacağım derse ne olur tabii soru işareti.

Ekonomi

Elimizdeki cep telefonlarını bir adet üretmeye kalksak bugün alamayacağımız kadar pahalı olurdu- uzay için de aynı şey geçerli- Uzayın gidilebilir ve ulaşılabilir olmasını Uzay da bir ekonomi yaratmaktan geçiyor. Turizm Madencilik gibi girişimler uzay da bir ekonomi yaratarak, Uzayın daha ulaşılabilir olmasını ve ekonomik olarak fizibilite sinin artıracak.
Tekrar kullanılan roketlerle, Uzaya gitmemizin önünde ki en büyük engeli aşarak, bir sonra ki evreye geçtik.
Tekrar kullanılabilen kargo araçları- uzay mekikleri de bir sonraki evre de gelişmeye devam edecek-

Kargo- aslında şu an uzay çalışan firmaları fed x gibi konuma gelebilir- çünkü kargo mesele uzaya-

Elon Musk- Roketlerine sera koyacak- Mekik ağırlığı başka türlü aşılamayabilir.
ve aslında toplu halde uzaya gitmenin maliyetini kişi başı 200.000 dolar olarak açıkladı ve böylece maliyetlerde 2009 larda ilk uzay turistleri gibi 30 milyon dolar vermeden çok daha ucuza(göreli olarak) gerçekleşebilecek.

Uzay ve Din

Neil Armstrong Uzaydan dönünce klişeye gitmiş.
Roket atmadan, Dualar okutanlar, adaklar adayanlar hepsi mevcut.
Yahudi bir astronot- rokete binmeden sormuş- Ben Bayramımı nasıl kutlayacağım?
İlk Müslüman astronot – Güneşin 45 dakikada batıp doğduğu uzay da nasıl namaz kıldı ve kıble hangi yönde diye sormuş?
Amerika’da konferans ta – İnsanlar dinlerin bile varlığını nasıl koruyacağını düşünmekteler.
Araplar ilk karşı çıkmış marsa tek yön gidilmesine
İslam’da tek güneş , tek ay var
ama başka gezegenlerde 3 güneşi, 2 ayı olan gezegenler var. O yüzden din insanlarının dikkatli olması gerek.

Çocuk Yoksa- Uzay olmaz

Çocuklara özel önem görmekte ve eğitmekteler- onlar yaşamın tohumlarını taşıyorlar ve su an ki çocukların arasından çıkacak –O öncü kişiler- Keşfetme merakını canlı tutmak önemli.
Cities in Space – Çocukların uzay da yaşama dair projeler geliştirdiği- bir proje yarışma ve sunum alanı- mesele yarıştırmak üzerine değil- sevdirmek üzerine kurulu. Konferansa çocukların katılımını yüksek oranda tutmaktalar- (yaklaşık 500 çocuk katıldı)
Sadece çocukların ilgisini tutmak için değil- yörüngede çocuk doğması ve gelişmesi üzerinde de çalışmalar yürütülüyor. Burada doğan çocukların 1g’yi deneyimlemesi ve dünyayı ziyaret edecek kadar güçlü olması gerek.